|
Her ne kadar son günlerde yaşadığımız stresler bizi ona hasret bırakmış olsada hepimizin tanıdığı bir duygu mutluluk.Belki de bu stres ve felaketlerden sonra nefret ettiğimiz birini bile görmekten mutlu olduk,çünkü onda yaşamı ve nefesi hissettik.Ve aslında sabahları yatağımızda uyanmanın,Pazartesi sandığımız günün Pazar olduğunu öğrenmenin de mutluluk olduğunu,bu imkanların tümünü yitirdiğimizde anlayabildik.Mutluluk,hepimize göre farklı anlamlar taşıyor.Kimimiz dostlarla yenilen bir yemekte,bir fotoğraf karesinde,vakitsiz açan bir çiçekte yakalıyoruz.Bazen mutluluk bir parça korku anlamına geliyor.Çünkü onu yakaladıktan sonra kaybedeceğimizi düşünmek anlık mutluluklardan uzak kalmamıza neden oluyor.Hal böyle olunca günümüz insanlarının mutluluğa hasret oldukları çıkıyor ortaya.Bu özleme rağmen mutluluk hep uzağımızda ve gösterdiğimiz tüm çabalara rağmen ona dair ufak bir kırıntı bile yakalayamıyoruz.Peki ama neden ?
Az çok herkesin kendine göre geleceğe dair dilekleri var.Ancak,bir çok insan mutluluğun,dilekler yerine geldiğinde yakalanabileceğine inanıyor.Bu yüzden her yeni dileğimiz ve beklentimiz,mutluluğumuzu gelecek bir zamana kaydırmış oluyor.
Aslında tüm bunlar beynimizde mutluluğun mekanı olduğunu ve bu tanımın umut,beklenti ve özlemle birleştiğini gösteriyor.Herkes birlik olmuşçasına mutluluğu gelecek zamana bırakıyor.Böyle oluncada mutluluk,vitrinde sergilenen ve dokunamadığımız eşyalara benziyor.Hep mutluluğun bize başka tarafından sunulmasını bekliyoruz.Belkide bazen bir hediye paketinin içinden çıkıyor karşımıza mutluluk,ancak fark edemediğimiz için bir anlam veremiyoruz.
Geleceğe bıraktığımız mutluluklar,geçmişteki mutluluklara çok benziyor.Genellikle iyi ve mutlu günlerimizi avuçlarımızın içinden kayıp gidince fark ediyoruz.Sonrada bu anılarımıza sıkıca sarılıyor ve her seferinde farklı tadlar almak için o günleri bire bin katarak anlatıyoruz.Tabii ki anılarla kalplerimizi ısıtmak güzel.Ancak hatıralarımızın bizi zaman zaman kandırabildiğini de unutmamak gerekiyor.Bazen mutlu olduğumuz anları öyle süslüyor ve abartıyoruz ki,sonunda buna benzer bir olayı başka hiç kimsenin yaşayamayacağını düşünüyoruz.Eskilere daha çok sarılıyor ve mutluluğu ancak böyle yakalayabileceğimizi sanıyoruz.Böyle oluncada hem şimdiki zamandan hemde gelecekten kopuyoruz.
Sürekli bir şeylerin olması için umutlanırsak,yaşamımızın ellerimizin arasından kayıp gitmesine neden oluruz.Bu durumda da hayattan asla mutluluk beklememeliyiz.
Biz karadenizde yaşıyoruz,mutluyuz.Bir başkası bizi mutlu ettiği için değil,mutluluğun zaten etrafımızı çevrelediğine inandığımız ve temelde bunu fark ettiğimiz için mutluyuz.Mutluluğun istendiğinde mekan tanımaksızın her yerde yakalanabileceğine inanıyoruz.Örneğin biz mutluluğu Kaçkar Dağları'nın eteğinde yakaladık.Ve yakaladığımız değerleri sizlerle paylaşmak istedik.Çünkü tek başına yaşanılan mutlulukların uzun sürmeyeceğine inanıyoruz. Unutmayalım! mutluluk paylaştıkça çoğalır,büyür .Eğer içinizde mutlu olma isteği varsa sizi kimse engelleyemez !
KOSTEBEK
|