1932 yılında Rize

 

 Cumhuriyet sonrası yıllar,uzun süren savaşlardan sonra ülkenin sosyal ve ekonomik yönden bir derleme ve toparlanma dönemidir.Bu dönemin bir yandan cumhuriyet inkilaplarının hayata geçirilmesi,bir yandan da sosyal,kültürel ve ekonomik hayatın onarımı ve iyileştirilmesi çalışmalarını içerir.Rize de Türkiye'nin bir parçası olarak bütünle benzeşir ve farklı bir görüntü vermez.Biz bu sonucu bu yazının kaynağını teşkil eden Rize adlı gazetenin haberlerinden ve muhtevasından çıkarıyoruz.

20 mart 1933 tarihinde kabul edilen bir kanunla Artvin ve Rize vilayetleri birleştirilerek ÇORUH adını almırtı.Bu önemli olayla ilgili olarak Rize adlı gazetede yer alan haber başlıkları şöyleydi:

  ''Vilayetimizin adı değişti ve hududu genişledi.'' ''Bu günden itibaren vilayetimiz ÇORUH adını aldı,Rize vilayeti tarihe karıştı.'' ''Yeni vilayet kutlu olsun.''

   1936 yılında Rize ve Artvin vilayeti yeniden kurulacak,fakat Rize vilayeti 1887 den bu yana kendisine bağlı olan Hopa kazasını Artvin'e terketmekle küçülecekti.

 Nakliye deniz yoluyla yapılıyordu:

 Karadeniz karayollarının gelişmemiş olması,bölgede tren yollarının da bulunmayışı nedeniyle yolcu ve yük taşımacılığı gemilerle yapılıyordu.bu durumu bütün açıklığıyla tespit eden 16 Mart 1933 tarihli Rize gazetesinin haberi özetle şöyledir:

   ''Yaptığımız tetkikata göre 1931 senesi içinde limanımıza 344 vapur,1952 yelkenli ve motor gelmişken 1932 senesinde 281 vapur,2711 yelkenli gelip gitmiştir.''

   Rize'ye gelip giden gemi ve motorların çokluğuna bakıldığında Rize'linin neden Rize limanı üzerinde ısrarla durduğu anlaşılmaktadır.

 

Sal Yaylası-Salmacera pansiyon  www.salmacera.com